Fil Hastalığı Nedir ?

Fil hastalığı çok nadir görünen ve sağlığı ciddi anlamda bozan bir hastalık türüdür.Doğuştan ve sonradan yapısal bir bozukluk sonucu meydana gelen bir hastalıktır. Bunun nedeni, proteinde fazla zengin sıvıların yer almasıdır.

Genelde kanser tedavilerinden sonra meydana gelir. Meme kanseri birinin koltuk altından alınan kitleler sonucu bu lenf bezleri eski sağlığına kavuşması için cerrahi işlemde başarılı bir şekilde çıkartılır. Fakat bunun sonrasında ortaya çıkan komplikasyonlar yani vücutta istenmeyen tepkimeler fil hastalığını ortaya çıkartabilir. En kötü özelliği vücudun yapısında algılanan istem dışı şişlikler ve ödemlerdir. Genelde en çok bacaklarda meydana gelir. Ama kollarda da şişme gözlemlenebilir.

El, ayak ve bacaklara vuran fil hastalığı hayatı kabusa çevirerek yaşamsal faaliyetlerde kişinin modunu düşürür. Kişi kendi kontrolünü yeterli bir şekilde sağlayamaz ve sürekli hareket sisteminde çıkan olumsuzluklarda en yakınından destek almak zorunda kalır. Önceleri işlerini kolaylıkla sürdüren kişiler bu hastalık sonrası hareketlerinde yavaşlamalar gözlemler. Her şey çok ağır ve zor gelir. Eğilirken,kalkarken,giyim faaliyetlerin ciddi problemler yaşar. Ayaklar ve bacaklar birlikte aldığı yüksek ödem sonrası şişmeye başlar. Ayakkabı seçmede giymede çok zorluklar yaşanır. Kısacası hayatında değişen birçok şey onun mutsuz olmasına neden olur. Bu şişmelerin sırasında gerçekleşen çekilmez ağrılar fil hastalığının en kötü belirtileri arasında yerini alır.

Lenfatik dolaşım ya sonradan ya da doğuştan oluşmuş ise vücut bu yapısal bozukluklarda istenmeyen görüntüler içine girer. İşte ödem ve şişkinlikler bir bacakta az varken diğerinde çok fazla ortaya çıkması sonucu denge kaybına yol açar. Tıp dilinde fil hastalığının adı lenfödem‘dir.

Meme Cerrahisi işlemlerinden hemen sonra gelişen lenfödem kanser tedavisinin yapılması sırasında radyoterapi ışın tedavisi ile başlar. Herkeste bu gözlemlenmez. Ama bu hastalığın gelişme seyri %25 %28 arasında değişir. Lenf bezi sayısının fazla olması riski arttırır. Çünkü her çıkarılan lenf bezi sayısında artma oldukça doğal olarak cerrahi işlemde radyoterapi ışın tedavisi fazla verilmeye başlayacaktır. Bu nedenle risk büyüyecektir.

Lenfödeme neden olan birçok alt etki fil hastalığının başlangıcı olabilmektedir. Bunlar nelerdir ? Kola ve bacağa gelen ani darbe, kesik yerlerde gelişen enfeksiyonlar, böcek ısırmaları,böcek sokmaları, infeksiyona benzer küçük yaralanmalar, kanser cerrahi işlemlerinde alına lenf bezleri,kitleler buna sebebiyet verebilmektedir. Gelişim süreci cerrahi işleminden sonra kendini belli etmez. İlk olarak hafif kızarıklıklar ve şişmeler nükseder. Daha sonra ödem her yere yayılarak şişme potansiyelini arttırır. Şişlik hızlı bir şekilde gelişmeye başlar. Radyoterapi ışınlarında ortalama 7 hafta sonra bu belirtiler meydana gelebilir. Çünkü bu hastalık, vücuda sinsice dağılır.

Koltuk altından alınan lenf bezleri ve biyopsiler bu işlemlerden sonra yavaş yavaş gelişebilir. Gelişimi yavaş olur ama sonradan hızlı bir şekilde çok fazla büyümelere yol açar. Bacaklar çok fazla ağırlaşır. Üzerine basma çok zorlaşır. Kol ve ellerde artan ödem iş yapma olgusunu azaltır. Hareketler günden güne yavaşlamaya başlar. Radyoterapi sırasında oluşan şişlik fil hastalığına yol açabilir. Belirtilerini anlamanız önceleri zor olsa da yaygın hale geldikten sonra kollarda sıkışma hissi artar. Sürekli kol ve bacaklarda karıncalanma hissi istenmeyen uyuşmalar gelişebilir. Deride inanılmaz bir gerginlik olur. Hatta, kişi damarlarının ağrıdığını hisseder. Cildine dokunulduğunda ödemler soğuk ve beyaz şeklini alır. Bu belirtilere kesin tanı fizik terapi ile sağlanır. Hastalığın seyri belli test sonuçları sonrası doktor tarafından sağlanarak,hastaya gerçek tanı konulur.

  • Sağlığınızı ihmal etmeyin ve en yakın zamanda doktorunuz ile bu durum hakkında kesin bilgilere sahip olun. Tedavinizi ertelemeyin. Sağlıklı günleriniz daim olsun.

.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*